| Bölüm-1 |
|
|
| Cumartesi, 31 Mart 2007 | ||||||
|
www.plcnedir.com GİRİŞ 1.1 PROGRAMLANABİLİR LOJİK DENETLEYİCİNİN TANIMI Bu günün rekabet dünyasında, bir işletmenin sağlam temellere otura bilmesi için, verimli, mali açıdan etkin ve esnek olması gerekir. İmalat ve işletme endüstrilerinde, bu durum endüstriyel kontrol sistemlerine olan talebin artmasıyla önem kazanmıştır. Çünkü otomatik kontrol sistemleri hız, güvenlik, kullanım esnekliği, ürün kalitesi ve personel sayısı bakımından işletmelere çeşitli avantajlar sunmaktadır. Günümüzde bu avantajları sağlayan en etkin sistem PLC veya PC tabanlı kontrol sistemleridir. PLC li denetimde dijital olarak çalışan bir elektronik sistem, endüstriyel çevre koşullarında sağlanmıştır. Bu elektronik sistem dijital veya analog giriş/çıkış modülleri sayesinde makine veya işlemlerin birçok tipini kontrol eder. Bu amaçla lojik, sıralama, sayma,veri işleme,karşılaştırma ve aritmetik gibi fonksiyonları programlama desteği sağlayıp buna göre girişleri değerlendirip, çıkışlara atayan, bellek, giriş/çıkış, CPU ve programlayıcı bölümlerinden oluşan entegre bir cihazdır. 1.2 PROGRAMLANABİLİR LOJİK DENETLEYİCİLER VE TARİHİ GELİŞİMİ Tümüyle programlanabilir ilk denetleyiciler, 1968 yılında mühendislik alanında danışmanlık yapan Bedford Associates adlı bir firma tarafından geliştirilmiştir. (Firmanın adı daha sonra Modicon olarak değiştirilmiştir.) İlk programlanabilir mantık denetleyici (PLC), özel bilgisayar kontrol sistemi olarak, General Motors Hydramatic Bölümü için özel olarak tasarlanmıştır. 084 adı verilen bu ilk model üzerinde bir çok düzenleme yapılmış ve bunun sonucu olarak 1970’lerin ilk yılları boyunca 184 ve 384 modelleri geliştirilmiştir. Bu dönem boyunca Modicon, diğer iki modül olan 284 ve 1084 modellerini de üretmiş ve bunları 484 modeli izlemiştir. Bu sistem, bir işlemcinin 256 giriş ve 256 çıkış denetlemesini mümkün kılmıştır. 1977’de Modicon, Gould Inc. Tarafından satın alındı. 1978 yılından, diğer modicon PLC’lerinin birbirleri ile veri aktarımına olanak sağlayan Modbus veri devresi tasarlandı.1980’de Modicon küçük, tek parça, düşük maliyetli ve güçlü bir PLC sistemi olan 84 Micro’yu piyasaya sürmüştür. Bu sistem; 64 Giriş/Çıkış, sayıcılar, zamanlayıcılar, sıralayıcılar ve matematik fonksiyonlarından oluşmaktaydı. BÖLÜM 1
www.plcnedir.com Yeni gelişmeler, 584M(orta boy), 584L(büyük boy), 884 ve 984 sistemlerini geliştirmiştir. Bunlardan son ikisi 1980’lerin başında geliştirilmiştir. Bu sistemlerin temel özelliği, geniş bir alandaki modüllerle uyumlu olmalarıdır. Bu modüller, anaolog giriş anolog çıkış, anolog çoğullama, ince maden ve yarı iletken rölesi, TTL uyumluluğu ve PID kontrolünü içermektedir. Bu denetleyici sisteminden sonra PLC çalışmaları çok daha hızlı olarak ilerlemiş özelliklere sahip sistemler geliştirilmeye çalışılmıştır; 1) Yeni kontrol sistemi röleli sistem ile parasal olarak rekabet edebilmeli, 2) Sistemin bir endüstri ortamında taşınabilir olması, 3) Giriş ve Çıkış ara birimleri kolaylıkla sisteme uygulanabilmeli vedeğiştirilebilmeli, 4) PLC modüler formda dizayn edilebilmeli, böylece bu modüller yapı kolaycadeğiştirilebilmeli ve onarılabilmeli, 5) Uygulayıcı ortamdaki merkezi sisteme aktarılabilmeli, 6) Sistem değişik uygulamalar için tekrara kullanılabilir olmalı, 7) Programlama metodu kolay ve kullanıcı personel tarafından anlaşılabilirolmalı. Bütün bu özellikleri taşıyan bir programlanabilir denetleyicinin tasarlanması zaman ve teknoloji gerektiriyordu. Nitekim 1970-1974 yılları arasında mikroişlemci teknolojisindeki ilk gelişmelerle birlikte programlanabilir denetleyicilerin esnekliği ve akıllılığı arttı. Kullanıcı ile iletişim, aritmetik işlemler ve veri üzerindeki işlemler gibi işlevler PLC’lerin uygulama alanlarında yeni ufuklar açtı. Sistemin merdiven dili(Ladder diagram) adını verdiğimiz alışıla gelmiş röle sembolleri kullanılarak programlanabilmesi ve ekrandan takip edilebilmesi mümkün olmuştur. Aritmetik işlem yeteneği ve daha gelişmiş komut setleri PLC’lerin nümerik veri veren sezicilerle doğrudan kullanılmalarını sağlamıştır. 1975-1979 yılları arasında gelişmeler için yüksek bellek kapasitesi, anolog denetimlerin belirlenmesi sayılabilir. Analog kontrol ilk sistemlerde görülen büyük esnekliği giderip PLC’lerin yalnızca tekrarlı işlemler yapabilen cihazlar sınıfından çıkarmıştır. Yerin belirlenmesi (position control) ve bellek kapasitesinin artması ile de her türlü kontrol sisteminde kullanılabilme olanağını sağlamıştır. Yazılım olarak da yalnızca merdiven dili değil Basıc, Pascal, C++ gibi yüksek seviyeli diller de yazılmıştır. Daha sonraki yıllarda “Bit Slice” teknolojisi ile daha hızlı ve daha yüksek kapasiteli PLC’lerin üretilmesi sağlanmıştır. Bu ilerlemelerle birlikte kontrol sistemlerinin birbirleri ile haberleşmesinin önemini ve zorunluluğunu ortaya koymuştur. Bunun için haberleşme arabirimleri üretilmiş ve bu iletişim içinde olan sistemleri kontrol eden ana PLC’ler yapılmıştır. 3 www.plcnedir.com Bugün var olan kontrol sistemlerinin çoğunda PLC kullanılmakta ve gerekli tüm işlevleri kolay ve kusursuz olarak yapabilmektedir. Ancak gelecekte kontrol sistemlerinin zayıf oldukları bir konu olan paralel çalışmanın önem kazanması beklenebilir. Yazılım olarak ise piyasada satılmakta olan çeşitli firmaların ürettikleri mikrodenetleyicilerin merdiven dili gibi bilinen ve öğrenilmesi kolay olan bir program yardımı ile kullanılabilmesi problemi önem kazanmaktadır. Programlanabilir denetleyiciler genelde programlanabilir mantıksal denetleyiciler(Programmable Lojic Controller(PLC)) olarak bilinmektedirler ve endüstride her türlü kontrol ve kumanda işlerinde kullanılmaktadır. PLC’ler genel amaçlı kullanımlarda merkezi birim (programlanabilir denetleyicinin kendisi) ve çevre birimleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Programlanabilir denetleyici de merkezi işlem birimi ve çevre birimlerinden oluşur. Bununla birlikte çok özel amaçlı modüllerde vardır. PID(Proportional-Integral- Derivative) kontrol modülü buna bir örnektir. Anlaşılacağı gibi başlangıçta sadece basit işlemler için üretilen PLC’ler günümüzde karmaşık sorunları da çözecek komplike bir cihaz olarak üretilmeye başlanmıştır. Endüstride üretimi çoğalmış maliyeti düşük PLC’ler çeşitli firmalar tarafından üretilmeye başlanmıştır. Bu firmalar Siemens, General Elektrik, Mitsubishi, Omron gibi sıralanabilir. Tabi ki bu üretilen firmaların PLC’lerinin hepsini tek bir kaynak altında incelemek nedenli zor olduğu anlaşılacağını umarım. Bura donanım olarak üretici firmaların PLC’lerinin fazla bir fark yoktur. Farklılık yazılım yani komutlarındaki farklılıklarıdır. Bu kaynakta Türkiye’de geniş kullanım alanı bulunan Siemens’in ürettiği S7-200 serisi PLC’ler anlatılacaktır. 1.3 PLC’nin UYGULAMAYA KONULMASINDAKİ AŞAMALAR Her hangi bir işlemin veya işlemlerin kontrolü söz konu olduğunda, ilk adım kontrol sisteminin tasarımından kastedilen yapılacak sıralı işlemlerin belirlenmesi sistemi oluşturacak tüm ekipmanların seçilmesidir. İlk adım olarak kontrol sistemleri tasarımı yapıldıktan sonra kontrol şemasının çizimi yapılır. Bu şema kontrol sistemi içinde yer alan tüm elemanların ve bunların birbirleri ile olan bağlantılarını göstermektedir. Programlanabilir kontrol cihazlarının da kullanımında birinci ve ikinci adımlar aynıdır. Sistem tasarımı yapıldıktan sonra yukarıda anlatıldığı gibi bir kontrol şeması çizilmelidir. Her ili seçenekte de “Kontrol Şeması” kontrol sisteminin üzerine oluşturacağı temeli bildirtmektedir. Kontrol sisteminin belirlenmesinden ve kontrol şemasının çizilmesinden sonraki adım ise kontrol şemasında belirtilen tüm malzemelerin temin edilmesidir. Bu malzemelerin bazıları makine veya tezgah üzerine, bazıları da kontrol panelinin kontrol panelinin içine yerleştirilecektir. 4 www.plcnedir.com Röleli kontrol sistemlerinde tezgah üzerine yerleştirilecek cihazlar sınır şalterleri, selenoidler, yaklaşım şalterleri, motorlar, termostatlar ve presotatlar gibi sayısal çıkış veren veya sayısal bir giriş kabul eden cihazlardır. Panel içi cihazlar ise kontrol işlemlerini yerine getirmekle görevli röle, zamanlayıcı ve sayıcı gibi cihazlardır. Programlanabilir kontrol cihazları kullanılarak oluşturulacak bir kontrol sisteminde ise tezgah üstüne yerleştirilen tüm cihazlar yine yer almaktadır. Panel içi cihazlar ise çok farklıdır. Pek çok röle, zamanlayıcı, sayıcı yerine sadece bir adet PLC kullanılmaktadır. Anlaşılacağı gibi programlanabilir kontrol cihazı röleli kontrol sistemlerine ait tüm işlemleri ve özellikleri bünyesinde toplamaktadır. Bütün bu aşamalardan sonra sıra temin edilen tüm malzemelerin montajına gelir. Röleli kontrol sistemlerinde ilk adım tezgah üzerine yerleştirilecek cihazların montajı olmalıdır. Panel içine yerleştirilecek cihazlarda yine aynı şekilde yerlerine monte edilmelidir. Bütün bu aşamalardan sonra cihazların elektriksel bağlantılarının yapılmasına gelinmiştir. Bu aşamaya kadar kontrol sistemlerinde röleli kontrol sistemi veya programlanabilir kontrol cihazı kullanılıyor olmanın önemli bir fark getirmediği gözlenmiştir. Bu aşamada ise programlanabilir kontrol cihazlarının en önemli üstünlüğü ortaya çıkmaktadır. Röleli kontrol sistemlerinde elektriksel bağlantıların kontrol şemasına uygun şekilde yapılması işçiliğin kalitesine bağlı olarak saatler, hatta günler sürebilmektedir. Uzun zaman alan ve dikkat gerektiren bu işlem , hem işçilik giderlerini arttırmakta hem de hatalı bağlantı yapılması riskini arttırmaktadır. Programlanabilir kontrol cihazının kullanılması halinde ise, panel içine montaj süresi saatler değil dakikalarla ölçülebilecek sürededir. Zamanın kısaldığının yanında daha az bağlantı yapılması nedeniyle hata oranı da düşmesi, programlanabilir kontrol cihazı kullanımının röleli kontrol sistemlerine nazaran ilk önemli üstünlüğünü ortaya çıkarmaktadır. Röleli kontrol sistemleri ile Programlanabilir kontrol cihazı kullanılan sistemler arasındaki diğer önemli bir fark da tezgah üzerine yerleştirilen cihazların bağlantıları aşamasında ortaya çıkarmaktadır. Her iki sistemde de tezgah üstü ve panel içi cihazların montajı bittikten ve röleli kontrol sistemlerinde, rölenin panel içi elektriksel bağlantıları yapıldıktan sonraki aşama tezgah üstündeki cihazlarla panel içindeki cihazların elektriksel bağlantılarının yapılmasıdır. Bu aşamada da iki sistem arasında bir farklılık görülmektedir. Röleli kontrol sistemlerinde hem tezgah üstü cihazlarda, hem de panel içi cihazlarda aynı 5 www.plcnedir.com gerilim ve akım değerleri bulunmaktadır. Diğer bir deyişle sistemi oluşturan tüm cihazlar arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Programlanabilir kontrol cihazlarında ise tezgah üzerindeki gerilim ne olursa olsun PLC’nin işlemcisi 5 V DC gerilim altında çalışmaktadır. Bu nedenle işlemci ile tezgah üstü cihazları arasına bir çevirici (Converter) konulması gerekmektedir. PROGRAMLANABİLİR LOJİK KONTROL BİRİMLERİNE GİRİŞ Bir PC (Programmable Controller) temelde içinde bir program olan ve giriş/çıkış (I/O) cihazlarına bağlı bir CPU’dan (Central Processing Unıt) oluşur. Program PC yi o şekilde kontrol eder ki bir giriş cihazından gelen sinyal “1” (ON) olduğu zaman, gerekli işlem yapılır. Gerekli işlem, genelde bir çıkış cihazsının sürülmesi şeklindedir. Giriş cihazları bir fotosel, kontrol panosu üzerinde bir buton, bir nihayet şalteri veya PC’ ye uygun bir giriş sinyali üretebilecek herhangi bir cihaz olabilir. Çıkış cihazları solenoidler, lambalar veya bir motoru yada ısıtıcıyı devreye sokacak bir röle ve kontaktörler ya da PC çıkışı ile sürülebilecek herhangi bir cihaz olabilir. Örneğin bir ürün , bir sensörün önünden geçtiği zaman, sensör PC girişine “1” sinyali gönderir. PC cevap olarak ilgili çıkışını “1” yapar. Bu çıkış bir itici kolu harekete geçirerek ürünü, başka işlemler yapılmak üzere konveyöre iter. Birinci sensörün üzerine monte edilmiş diğer bir sensör, ürünün çok uzun olduğunu (eğer ürün gereğinden fazla uzun ise) hissederek başka bir girişi “1” yapar. PC, cevap olarak baka bir çıkışını “1” yapar. Bu çıkış başka bir itici kolu çalıştırarak ürünü hatalı mallar kutusuna iter. Her ne kadar bu örnek iki girişi iki çıkışı kapsıyorsa da, bir PC nin yapabileceği tipik bir kontrol işidir. Aslında bu örnek de ilk bakışta göründüğünden daha karmaşık olabilir. Çünkü burada bir zamanlama gerekebilir. PC itici kolu ne zaman çalıştıracağını nasıl bilebilir? Fakat bundan daha karmaşık işlemlerde PC de yapılabilir. Asıl problem, istenilen kontrol sinyallerini uygun zamanlarda PC girişine getirebilmektir. PROGRAMLANABİLİR LOJİK SİSTEMİNİN KONVANSİYONEL KONTROL SİSTEMLERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI Kumanda devreleri ve röle-kontaktörlü kontrol sistemleri ile programlanabilir lojik kontrolörün arasında yapılacak temel bir karşılaştırma ile aşağıda verilen sonuçları elde edebiliriz. a- Programlanabilir lojik kontrolörler 1) Çabuk ve yeniden programlanabilme özelliği vardır. 2) Dökümantasyon için sistemden bilgi almak mümkündür. 6 www.plcnedir.com 3) Modüler yapıya sahip olduğu için, sistemi oluşturulması, işletmeyealınması bakımı ve onarımı oldukça kolaydır. 4) Sistem bir bilgisayar ile kontrol edilebilir ve bilgisayar ile bilgi alış verişimümkündür. 5) Teknolojik gelişmelere açıktır. 6) Elektromağnetik alan etkisine açıktır. Elektriksel gürültülerden etkilendiğiiçin gerekli önlemler alınmalıdır. b- Röle ve Kontaktörlü Kontrol Sistemleri 1) Yeniden programlanabilme özelikleri yoktur. 2) Dökümantasyon ancak sistemin teknik verilerinin periyodik kontrolü ilemümkündür. 3) Sistemin oluşturulması, işletmeye alınması, bakım ve onarım zaman veçaba gerekmektedir. 4) Sistemin bir bilgisayar ile kontrolü mümkün değildir. 5) Konvansiyonel bir yöntem olduğu için teknolojik gelişmelerden daha azyararlanabilmektedir. 6) Elektromağnetik alan ve gürültüden çok fazla etkilenmez.Bunu başlıklar altında toplarsak aşağıdaki durumu alır. Kompleks Yapı : Birçok makinenin aynı anda kontrolü, hafızadaki her motora ait altprogramlar ile kolaylıkla yapılabilmektedir. Esneklik : Bir PLC programı ile değişiklik, klavye yardımı ile birkaç dakika alır. PLCkontrollü sistemler için kablo değişikliği gerekmez. Memory arttırılabilir. Kontak Sayısı : PLC içerisindeki her bir bobin bir çok sayıda kontağa sahiptir.Örneğin 4 kontağı olan ve hepsini kullanan klasik röleli bir panel için fazladan üç kontak gerektiren bir değişiklik yeni bir röle eklenmesi ile hem zaman kaybına ham de fazladan maliyete neden olur. Oysa PLC kullanımı ile bu değişiklik, klavye ile 3 adet kontak çizimi gerektirir ve bu kontaklar hafızada mevcuttur. Pilot Çalışma : Programlanmış bir PLC, büroda veya laboratuarda öncedençalıştırılıp kontrol edilebilir, programın printer çıkışı alınabilir. Hatta evde bile PLC alanındaki firmaların simülasyon programları ile bu tasarımlar yapılabilir. Display Monitör : Bir PLC programı, iletişim sırasında direkt olarak monitördenizlenebilir. Lojik koşullar gerçekleştiğinde, bir devrenin çalışması bu monitörden kolaylıkla takip edilebilir. Arıza tarama çok daha kolaydır. Ayrıca geçmiş çalışma durumlarını sonradan izlemek olasıdır. İşletim Hızı: PLC lojik işlemlerini, hızı ms mertebelerinde alan tarama zamanında(scan-tıme) gerçekleştirir. Bu süre PLC de kullanılan mıcroprocessor frekansına, programın içeriğine ve uzunluğuna bağlı olarak 3-200 ms arasında değişir. 7 www.plcnedir.com Güvenilirlik : PLC oldukça güvenilir ve hemen hemen tüm elemanların bir çoktehlikeye karşı korunmuş olduğu elektronik birimlerden meydana gelir. İ letişim : Çeşitli arabirim elemanlarıyla, PLC‘lerin birbirleri ile veya akıllı cihazlarlailetişimi mümkündür. Programlama : Programın yüklenmesi, çalıştırılması ve çalışmanın izlenmesi elprogramlayıcısı ile yapılabildiği gibi kişisel bilgisayarlara ara bağlantı yapılarak da sağlanabilir. EEPROM modülü kullanmak yedekleme ve bir başka PLC’ye program kopyalanması için seçilecek bir yöntemdir. Holding Memory :İsteğe bağlı olarak, elektrik kesintisi halinde son durumdakideğişkenlerin saklanması mümkündür. ADC ve DAC: Günümüzde hemen hemen tüm PLC’lerde anolog/digital vedigital/anolog çevirici bulunmaktadır. Böylelikle PLC’nin matematiksel işlem kabiliyetine bağlı olarak PID ve benzeri kontrol algoritmalarında kullanılabilmektedir. Stabilite: Röleli kontrol sistemlerinde fiziksel gecikme sonucu ortaya çıkan yarıkararlı geçiş durumları ve hataları, PLC programlamasında da I/O tarama süresi ve program işletim gecikmeleri göz önünde bulundurulmalıdır. PLC İle Bilgisayarlı Denetim Karşılaştırılması Bu karşılaştırmada da PLC’li sistemlerin bilgisayarlı denetime göre birçok üstünlükleri görülmektedir: 1. PLC fabrikaların çalışma ortamlarına göre (rutubet, titreşim, sıcaklık veyüksek mağnetik alan gibi) dizayn edilmiştir. Oysa bilgisayarlı denetim sitemlerinin çoğu bu ortamda çalışmayacak şekilde üretilmiştir. 2. PLC donanım ve yazılım olarak fabrika ortamında çalışan kişilerin (teknisyengibi) anlayacağı şekilde basit olarak dizayn edilmiştir. 3. PLC yazılımında kolay anlaşılabilen ve genelde tüm teknisyenler tarafındanbilinen merdiven dili kullanılmaktadır. Oysa bilgisayarlı denetim sistemlerinde her firmanın ayrı bir yazılımı vardır ve bunların öğrenilmesi oldukça zordur. Bunun yanında PLC bilgisayarlı denetim gibi çok karışık programları işletemezler. Ancak son yıllarda PLC’ler de bu eksiklerini giderme yolunda bazı ilerlemeler sağlanmıştır. Örneğin PLC’lere kesme rutinleri, dallanma komutları ve alt program çağırma gibi işlevlerde eklenmeye başlanmıştır. Bugün günlük hayatımıza giren kişisel bilgisayar (personel computer) PLC’lere büyük yardımcılardır. Özellikle verilerin toplanmasında ve saklanmasında PLC’ye yardımcı olurlar. Ayrıca kişisel bilgisayarlar fabrika ortamında çalışan PLC’lerin 8 www.plcnedir.com kontrolü, takibi ve olaylara müdahale için kullanılır. Bu sebeple bu iki sistem birbirinden ayrılmaz.
Şekil1.2 PLC, Röle ve Bilgisayarlarla Kontrol Edilen Sistemlerin Maliyet Açısından Karşılaştırılması
Sadece kayitli kullanicilar Cevap/yorum yazabilir!
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 31 Mart 2007 ) | ||||||
| < Önceki |
|---|








